Ana Sayfa
 
 
diyetisyen-fatmagülyilmaz-portre
Diyetisyen
Fatma Gül Yılmaz Öztürk

Hacettepe Üniversitesi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü
1996 Mezunu
 
elma
Bağlantılar
Diyetisyenler Portalı
Beslenme ve Diyet Portalı
Medicana Bahçelievler Hastanesi
Beslenme ve Diyet Birimi Diyetisyeni
DİYET VE SAĞLIKLI BESLENME

Ramazan Ayında Sıvı Alımı ve Ekmek Seçimi

 

Oruç tutarken sahur ve iftar arasında bu sene de çok uzun bir süreç geçiyor. Uzun süre aç kalınmasına bağlı olarak düşen kan şekerini toparlamak için orucumuzu açarken içeceğimiz bir bardak komposto veya hoşaf hem kan şekerinin toparlanmasın da hem de sıvı alımında destek olacaktır. Su vaz geçilmemesi gereken hayati bir içecektir. Sonrasında içilen çorba yine sıvı alımı için bir destek yaratacağı gibi midemiz için de toparlayıcı bir besin olacaktır. Orucumuzu açtıktan sonra sahura kadar aralıklı olarak su alımına özen göstermek gerekir. Su dışında ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda- madensuyu, bitki çayları, daha önce belirttiğim gibi komposto veya hoşaflar tüketilebilir. Yine milli içeceğimiz çayla da destek yapılabilir ama dikkat edilmesi gereken öğünden 1 saat sonra ve açık olarak tüketmek gerekir. Çay idrar söktürücü olduğu için sıvı kaybını da destekler. Tansiyon dengenizin bozulmasına yola açar. Yine öğünle tüketmek de anemi(kansızlık) sorununa zemin hazırlar.

 

Sahurda içeceğiniz 1 bardak süt sağlıklı beslenme açısından destek vermenin yanında sıvı alımı için de katkı sağlar. Çorba ve süt aynı zamanda tokluk hissiyatı yaratmada katkı sağlayan gıdalardır. Sıvı ihtiyacınızı gazlı ve kolalı içeceklerle karşılamanız kilo kontrolü açısından tavsiye etmediğimiz bir durumdur.

 

Sıvı alımının yetersiz olması sıvı- elektrolit dengesinin bozulmasına ve baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, halsizlik ve kabızlık sorunlarına yol açar. İftardan sahura kadar 2–3 litre sıvı tavsiye ederiz. Bunun çoğunluğunun su olması daha sağlıklıdır. Sıvı alımınızın yeterli olup olmadığını idrarınızın rengini kontrol ederek anlayabilirsiniz. İdrarınızın rengi koyu ise sıvı alımınız yeterli değildir.

 

İftarda ve sahurda uzun süre doygunluk hissi yaratması için tam tahıllı ekmek, kepek – çavdar veya yulaf ekmeği tüketilebilir. Besin tüketiminin azalması ve hareketsiz kalınması kabızlık sorununu beraberinde getirdiği için daha çok bu ekmekleri tüketmek bu sorunla karşılaşmamızı engeller. Lif alımını artırdıkları için, doygunluk hissini artırmanın yanında uzun süre de mideyi terk edeceklerinden kan şekerinin dengede kalmasına destek olurlar. Ramazanın vaz geçilmezi ve bu ayın sembolü olan pide ise kontrollü tüketilmelidir.  Sıcak kokusu ile cazibe unsuru olacaktır. Ama diğer ekmek çeşitlerine göre daha çabuk acıkmayı sağlar. Ekmek tüketimini artırmak için beyaz ekmeğe çok fazla saflaştırma işlemi uygulanmaktadır. Bu işlem aşamasında ekmek besin değerinden kaybetmektedir. Buğdayın besin değeri daha çok kabuk – dış kısmında bulunmaktadır. Öğütülme ve kepeğin ayrıştırılması işlemi esnasında tükettiğimiz beyaz ekmekte B vitamini, folik asit, demir gibi maddelerin kaybı oluşmakta ve toplumda bunların eksikliğine bağlı sağlık sorunları baş göstermesi söz konusu olmaktadır. Bu nedenle beyaz ekmek tüketmekten sakınmak gerekir.

 

Kepek ekmeği, çavdar vb ekmeklerin besin değerinde kayıplar oluşmaz. Bu ekmekler sadece diyet esnasında yenmesi gereken ekmek türleri değildir. Sağlıklı beslenmek için genelde kepek, çavdar vb ekmekleri veya tam tahıllı ekmekleri tercih edebilirsiniz.

 

İletişim:
Medicana Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Birimi
Tel: 212 - 449 1 449 Dahili 2531
fatmagulyilmaz@fatmagulyilmaz.com